29 Mart 2008 Cumartesi

Lodos



çatık kaşlı bir uyku; uyumak için bir inat hali. ve uykunun içinde sürekli bir uğultu. yatağı mı titriyor? deprem mi oluyor? gözlerini açıyor; kaşları hala çatık. uğultu hala devam ediyor, uğultu dışarıdan geliyor; deprem yok, lodos var. boğazında bir yanma; susuzluk hissediyor. uyku bıçak gibi kesiliyor; uyku bitti….

yanıbaşındaki lambayı açıyor; oda aynı renkte, aynı durgunlukta. dışarısı ise gürül gürül kaynıyor. pencereyi açıyor; lodos. dışarısı sıcak, nokta nokta bir yağmur yağıyor; hafif. sokakta teneke kutular koşturuyor. çatılardan garip sesler geliyor; görüntüye girmeyen sesler. pencere önündeki bitişik yatağına oturuyor. o, lodosu seviyor; rüzgarın bu en diri anını. ve hafif de yağmur; her şey istediği gibi. ama uzun apartmanların çoğul pencerelerinden birinden kısıtlı bir bakış yapabildiği. kapıyor pencereyi; kısıtlı imkanı sevmiyor. ışığı da kapatıyor; yeniden karanlık ve uğultu. ardından yağmurun sesi artıyor; nokta nokta, patır patır. ağırca kapanan bir göz gibi; süzülerek düşen bir tül gibi; uğultuyu usulca bastırıyor yağmur; kapalı gözkapaklarına dokunuyor usulca uyu der gibi. ama kısa sürüyor yağmurun sesi; kesiliyor. yeniden karanlık ve boşluk; yeniden uykusuzluk; karanlık içinde apaçık gözleri…

ertesi gün aynı yatakta yatıyor. dışarıda yağmur tıkırdıyor. onunsa beyni yorgun, havasız. eskiden, yağmur penceresine düşerken; bahçeler üzerine düşerdi; şimdi apartmanlar arasına, yollara, arabalara düşüyor. dilinde hep bir özlem kelimesi; geçmişe de değil; yaşanabileceğe ; en basite. o, lodosu seviyor. şu önündeki her şeyi yıkma gücünü seviyor. lodos, apartmanları itiyor, çatılardan tehdit sesleri çıkartıyor. lodos biraz da şehrin üzerinde uçma hissi.ama sadece yukarılara bakınca varoluyor bu his. pencereden içeri dönünce kayboluyor. yatağına oturup içeriden bakıyor lodosa; içerisi engel; içerisi özür; içeriyi bilmek bir eksiklik ve bu hissin yalan olduğunu söylediği an kendine kapıyor pencereyi; daha fazla dinlemek istemiyor bu hikayeyi…

gözlerini kapıyor; kaşları çatık. en basite içerliyor; en zor oluşundan…
uyuyor….

o uyanmadan gidiyor lodos.
bir daha bu şehre ne zaman gelir bilinmez…

25.03.2008